Literature

15 views

Mütercimi Belirsiz Bir Şeyh-i San’ân Mesnevisi

Mütercimi Belirsiz Bir Şeyh-i San’ân Mesnevisi
of 61
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.
Share
Tags
Transcript
    Turkish Studies  International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic  Volume 5/4 Fall 2010  MÜTERCİMİ BELİRSİZ BİR   ŞEYH - İ SAN’ÂN MESNEVİSİ   Sadık YAZAR      ÖZET   İlk defa Ferîdüddîn Attâr’ın Mantıku’t  -tayr    adlıFarsça eserinde yer alan Şeyh - i San’ân hikâyesi, sözkonusu eserin tercümesi yoluyla XIV. yüzyılda Anadolusahası Türk edebiyatına geçmiştir. Sonraki yüzyıllarda Mantıku’t  -tayr  ’ın farklı tercümeleriyle yeniden yazılan buhikâye XIII veya XIV. yüzyıl şairi Ahmedî ve XVI. yüzyılşairi Mostarlı Ziyâ’î tarafından müstakil bir hikâye olarakkaleme alınmıştır. Bahsi geçen bu hikâyenin Türkçe versiy  onlarından bazıları birkaç bilimsel çalışmaya konuolmuştur. Bu çalışmada ise bu hikâyenin, yaptığımızliteratür taramasına göre henüz tespit edilip üzerindedurulmayan yeni bir Türkçe metni üzerinde durulacaktır.Bu bağlamda öncelikle, Şeyh - i San’ân hikây esi ve bu hikâyenin klâsik Türk edebiyatındaki seyrine kısacadeğinilecektir. Ardından ismi belirsiz bir şair tarafındanAttâr’ın metni esas alınarak yazılan bu hikâyeninmuhtelif yönlerine işaret edilerek bir incelemesi yapılacaktır. Makalenin sonunda ise hikâyeninçevriyazılı metnine yer verilecektir.   Anahtar Kelimeler:   Şeyh - i San’ân ve hikâyesi,Klâsik Türk edebiyatı, mesnevi.   A TURKISH VERSION OF THE SAYHKH SAN’ÂN’S STORY WRITTEN BY UNKNOWN POETABSTRACT  The story of Shaykh- i San’ân which is placed f  orthe first time in Mantık al  -tayr    written by FerîdüddînAttâr, started to take place in the Anatolian Turkish literature at the begining of the XIV. century as a resultof the translation of the Mantık al  -tayr  .    Arş. Gör.   İstanbul Üniversitesi Eski Türk Edebiyatı ABD syazar@fatih.edu.tr     1572   Sadık YAZAR   Turkish Studies  International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic  Volume 5/4 Fall 2010  Although in the next centuries the story isrewrited through the other translations of the Mantık al  - tayr, it had also been written separately by XIII or XIV. century poet Ahmedî and Ziyâ’î from Mostar. Most of the  Turkish versions of the story has been examined as asubject in the some academic studies.In this article, a new Turkish version of thisstory which has not analysed in any academic studies yet  –  of course as far as we have seen- will be presented. Inthis context, firstly it will be taken a glance at the story of the Shaykh- i San’ân an d its development in the classical Turkish literature; and then, this new Turkish version of the story which had been written by unknown poet based on Attar’s text, will be analysed by emphasizing to its important features. In the end of the article, there will bethe Latinized text of this verison. Key Words: Shaykh- i San’ân and his story, Classical Turkish literature, mathnavi. Giriş   ǾAşķ imiş hep yoķları var eyleyen   ǾAşķ imiş Manśūrı ber  - dār eyleyen   ǾAşķ imiş Ǿāşıķları zār eyleyen   ǾAşķ imiş Ǿārifleri ħˇār eyleyen   ǾAşķ imiş her bendeyi sulŧān iden   ǾAşķ imiş sulŧānları Ǿüryān iden 1   Tüm milletlerin edebiyatında olduğu gibi, Türkleringeliştirdikleri edebiyatın da en temel konularından biri si şüphesiz “aşk”tır. Özellikle, Türklerin İslamiyet‟i  benimsemeleri nden sonra Anadolu sahasında geliştirdikleriDivan Edebiyatı (Klâsik Türk Edebiyatı) için bu vazgeçilmez bir konudur. Öyle ki bu tema, adeta bir sarmaşık gibi DivanEdebiyatını kuşatmış; ancak onun suyunu emip kurutmaktan ziyade onu besleyip ona hayat verm iştir. Bu edebiyat; temsilcilerinden olan her şairin kalem oynattığı  gazel    gibi aşk veya aşk eksenindeki konuları işleyen özel bir nazım biçiminesahip olduğu gibi, aşk konusu etrafında cereyan eden 1   Bu metin, XVI. yüzyıl şairlerinden Medhî‟nin divanında yer alan 7 bendlik  bir müseddesinden alınmıştır. Şiirin tamamı için b kz. Nezihe Seyhan, Medhî Divanı(İnceleme -Transkripsiyonlu Metin) , Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayımlanmamış Doktora Tezi, İstanbul 2000, s. 189.      Mütercimi Belirsiz Bir… 1573   Turkish Studies  International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic  Volume 5/4 Fall 2010  hikâyelerden oluşan yüzlerce mesnevîyi 2 de  bünyesinde  ba rındırmaktadır  .  Leylâ vü Mecnûn, Yûsuf u Züleyhâ, Hüsrev(Ferhâd) ü Şîrîn, Cemşîd ü Hurşîd, Şem’ ü Pervâne, Hüsn ü Dil,Cemşîd ü Hurşîd, Hüsn ü Aşk, Hümâ vü Hümâyûn, Mihr ü Müşterî (Mâh)   gibi genellikle iki kahraman etrafında gelişen buaşk hikâyelerinde, aşk uğrunda çekilen türlü türlü acılar,sıkıntılar ve katlanılan fedakârlıklarla karşılaşılır. Bumesnevilerde, aşkı uğrunda katlandığı nice zorluklar sonundavuslata erişen âşıklar olduğu gibi çektiği sıkıntı ve kederlerle birlikte canını feda eden Ferhâd   ve aklını yitiren Mecnûn (Kays)gibi âşıklar da bulunmaktadır. İster beşerî (mecâzî) ister hakîkîolsun, aşkları uğrunda en önemli varlıkları olan can ve akıllarınıfeda eden bu kahramanların yanında aşk uğrunda fedakârlık etmenin en çarpıcı, en uç örneği ni ortaya koyan birisi daha vardır: Şeyh - i San‟ân (Abdürrezzâk).   Dört yüz müritli bir mürşid olan Şeyh - i San‟ân, bir Hıristiyan kızına beslediği aşkıuğrunda belki aklı veya canından geçmemiştir; ancak en az bunlar kadar önemli olan 3   imanından geçmiştir. Aşkı uğrundaki bu çarpıcı fedakârlığı ile Şeyh - i San‟ân, örnek bir aşk kahramanıolarak bazı Divan şairlerinin şiirlerinde yer aldığı gibi, müstakil bir hikâye olarak da Divan edebiyatındaki yerini almıştır.Şeyh - i San‟ân hikâyesinin Türkçe versiyonları üz erinde  birkaç çalışma yapılmıştır. Bu makalede ise, bu hikâyenin henüztespit edilip üzerinde durulmayan yeni bir Türkçe metniüzerinde durulacaktır. Bu amaç doğrultusunda; öncelikle Şeyh -i San‟ân hikâyesi ve bu hikâyenin kaynağı hakkında kısaca bilgi veri lip Türkçe versiyonları tanıtılacaktır. Daha sonraçalışmamızın asıl konusu olan mütercimi belirsiz Türkçe Şeyh -i San‟ân mesnevisi kısaca incelendikten sonra çevriyazılı metnine yer verilecektir. 4   I.   Şeyh San’ân Hikâyesi   2   Divan edebiyatında birçok aşk mesnevisi olduğu gibi, mensur aşk hikâyeleride az değildir. Bunun için bkz. Hasan Kavruk, Eski Türk Edebiyatında Mensur Hikayeler, Milli Eğitim Bakanlığı, Ankara 1998.   3   Şeyh - i San‟ân imanını feda ederek sadece bu dünyayı değil ahretini de fedaetmiştir.   4   Konuya başlamadan evvel, kıymetli zamanlarını ayırarak çalışmamızı okuyu  p değerlendiren Günay Kut hocama ve Mücahit Kaçar‟a   teşekkür etmek isterim.   1574   Sadık YAZAR   Turkish Studies  International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic  Volume 5/4 Fall 2010  “Şeyh - i Sem‟ân” 5   ve Ahmedî ve Ziyâ‟î‟ye göre “ŞeyhAbdürrezzâk” olarak da bilinen Şeyh - i San‟ân (San‟ânî)‟ıntarihte yaşamış gerçek bir kişi olup olmadığı bilinmediği gibiona nispet edilen hikâyenin de gerçekten yaşanmış bir olay mıyoksa bir kurgu mu olduğu şu anki bilgilere göre kesin ola rak   bilinmemektedir. Ahmet Talat Onay Şeyh San‟ân‟ın 211/826‟devefat eden Ebû Bekr Abdürrezzâk b. Hemâm b. Nâfî es - San‟ânî el- Himyerî olduğunu söylerken, 6   İslam Ansiklopedisi‟nde buzatın Şeyh - i San‟ân ile olan ilişkisi üzerinde herhangi bir bilgi verilme miştir. 7   Bununla birlikte XIII veya XIV. yüzyıldayaşamış olması muhtemel Ahmedî, Yûnus Emre ve XVI. yüzyılşairi Ziyâ‟î‟nin metinlerinde de “Abdürrezzâk” isminin geçmesi,Şeyh - i San‟ân‟ın Abdürrezzâk es - San‟ânî ile olan ilişkisinin çok eskiye dayandığını   göstermektedir.Öte yandan Abdülbaki Gölpınarlı, Yûnus Emre‟nin bir  beytini açıklarken hikâyenin menşei konusunda,  Nefehât  ‟ta ŞeyhHammâd maddesinde yer verilen bir menkıbeyi kısaca özetler ve “Acaba Şeyh - i San‟ân hikâyesi bu olaydan mı doğdu?” diye sorar. 8   Menkıbeyi kısaca özetlemek gerekirse; Şam bilginlerinden biri İbn Sakkâ ve Abdülkâdir Geylânî ile birlikteBağdâd‟a zamanın gavsını ziyaret etmeye giderler. Yoldagiderlerken, İbn Sakkâ şeyhe bilemeyeceği bir şeyi sormayıteklif eder. Abdülkâdir Geylânî hariç diğer iki arkadaş bunukabul ederler. Bağdad‟a varıp şeyhin huzuruna çıktıklarında,Şeyh İbn Sakkâ‟ya “Görüyorum ki senden küfür aleviyükseliyor” der. Aradan seneler geçer, İbn Sakkâ Rûmmemleketine görevli olarak gider. Orada padişahın kızına âşı k  5   Attâr‟ın metninde bu şekilde geçmektedir. Bkz. (   ) Bkz. Seyyid Sâdık Gevherîn, Şeyh - i San’ân ez Mantıku’t -tayr , Müessese -i İntişarat - ı Emir Kebir, Tahran 1977, s. 13.   6 Ahmet Talat Onay, Eski Türk Edebiyatında Mazmunlar ve İzahı , (hazırlayan: Cemal Kurnaz), Akçağ Yayınları , Ankara 2000, s. 427. 7   Bkz. Ali Akyüz, “Abdürrezzâk es - San‟ânî” , TDVİA , C. I, Diya net Vakfı Neşriyatı, İstanbul 1988, s. 298 -99.   8   Abdülbaki Gölpınarlı, Yunus Emre ve Tasavvuf  , Remzi Kitabevi, İstanbul 1961, s. 151.    Mütercimi Belirsiz Bir… 1575   Turkish Studies  International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic  Volume 5/4 Fall 2010  olur. Padişah kızını kendisine vermek için İbn Sakkâ‟nınHıristiyan olmasını şart koşunca İbn Sakkâ da bunu kabul eder. 9   Her ne kadar Şeyh - i San‟ân‟ın elimizdeki hikâyesi ile bu menkıbedeki bazı bilgiler örtüşüyorsa da Gölpınarlı‟nınverdiği bu bilgi veya sorduğu bu soru tevsik edilemeyen bir tahminden öteye gidememektedir.Gerçek bir olay mı yoksa bir kurgu mu olduğu kesi n olarak bilinmeyen bu hikâye, İskender Pala‟nın ifadesine göre   ilk defa Gazzâlî‟nin Tuhfetü’l  - mülûk    adlı eserinde işlenmiştir. 10  Ancak  yaptığımız araştırmalar neticesinde bu bilgiyi teyit edemedik. 11   Ancak hikâye asıl şöhretini, ünlü İran şairiFerîdüddîn Attâr ile yakalayacaktır.  Mantıku’t  -tayr    adlı eserinde bu hikâyeyi işleyen Attâr, bu hikâyenin Türkçe versiyonlarınada kaynaklık etmiş tir. Attâr ‟ın 4931 beyitlik   Mantıku’t  -tayr    isimli tasavvufî mesnevisinin 1197- 1607 beyitleri arasında yer alan bu hikâye410 beyitten müteşekkil olup aruzun “fâ‟ilâtün fâ‟ilâtün fâ‟ilün”kalıbı ile kaleme alınmıştır. 12   Attâr‟ın bu hikâyesi  Mantıku’t  -tayr  ‟ın bir bölümüolarak, Türkiye‟deki yazma eser kütüphanelerinde onlarcanüshası ile yerini almaktadır; bununla birlikte, bu hikâyeninmüstakil nüshalarına da rastlamaktayız. Milli Kütüphane‟de 06Mil Yz FB 437/2 arşiv numarasıyla yer alan bir mecmuanın 46b-5 7b yaprakları arasında yer alan Şeyh - i San‟ân hikâyesi bunlardan biridir. Kütahya Vahid Paşa İl Halk Kütüphanesi‟nde1617 numarada kayıtlı olan Attâr‟ın müstakil Şeyh - i San‟ânhikâyesi ise içinde barındırdığı minyatürler dolayısıyla ayrı bir önemi haizdir.   Hikâyenin akışına uygun olarak çizilmiş üçminyatürün yer aldığı bu nüshada, Şeyh - i San‟ân‟ın domuzlaraçobanlık etmesi şu şekilde resmedilmiştir.   9   Hikâyenin tamamı için bkz. Lâmi‟î, Tercüme - i Nefehâtü’l - üns , (hazırlayanlar: Süleyman Uludağ - Mustafa Kara), Ma‟rifet Yayınları, İstanbul 1993, s. 588. 10   İskender Pala, Ansiklopedik Divan Şiiri Sözlüğü , LM Yayınları, İstanbul 2003, s. 444. 11 Esasen DİA dâhil Gazzâlî‟den bahseden temel kaynaklarda onun Tuhfetü’l  - mülûk    adlı bir eserinden bahsedilmemektedir. 12   Mostarlı Ziyâ‟î , Şeyh - i San’ân Mesnevisi , (hazırlayan: MüberraGürgendereli), Kitabevi Yayınları , İstanbul 2007, s. 4.  
Advertisement
Related Documents
View more
Related Search
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks